Dünyamız yanardağlardan göllere, okyanuslardan tropikal yağmur ormanlarına kadar çok çeşitli yer şekilleri ve iklim özelliklerini üzerinde barındırır. Sahip olduğu bu inanılmaz çeşitliliğe rağmen bazı genel yaşam alanları da vardır. Bunlar ortak iklim özellikleri, bitki örtüsü yapısı veya hayvan türlerine göre tanımlanabilir. Habitat ve ekosistem üzerine hazırladığımız bu inceleme yazısında ekoloji biliminde sıklıkla birbirine karıştırılan habitat ve ekosistem kavramlarını temel farklılıklarıyla ele alıyoruz. Literatürde kabul gören en yaygın 7 ekosistem türünü güncel veriler ışığında sınıflandırırken, canlıların bu çevrelere adaptasyon süreçleri ile ve habitat ve ekosistem tahribatının çevre üzerindeki kritik sonuçlarını analiz ediyoruz.
Habitat ve Ekosistem
Habitat Nedir?
Habitat ve ekosistem kavramları sıklıkla karıştırılır. Habitat ya da diğer adıyla yaşam alanı hayvanların, bitkilerin ve diğer organizmaların yaşayıp büyüdükleri doğal ortamlardır. Habitat, içinde yaşayan canlıların hayatta kalabilmeleri için gerekli olan su, yiyecek, güvenli barınma gibi faktörleri içinde barındırır.
Habitatın canlıların yaşam alanı olduğundan bahsettik. Bu yaşam alanlarının kilometrelerce uzunlukta olmasına gerek yoktur. Bir bitkinin yaprağında yaşayan küçük bir böcek için o yaprak habitatıdır; aynı şekilde insan vücudu da pek çok parazit türü için bir habitattır. Türkiye’de de önemli habitatlar vardır. İzmir’de bulunan Gediz Deltası habitat ve ekosistem açısından kritik bir bölgedir. Bu bölge dünyadaki flamingo nüfusunun önemli bir kısmına ev sahipliği yapar.

Ekosistem Nedir ?
Ekosistem kavramı sıklıkla habitatla karıştırılmaktadır. Habitat belli bir canlı türüne hayatta kalabilmesi ve soyunu devam ettirebilmesi için gerekli olan fiziksel imkânları sunan bir alandır. Örneğin kaktüs bitkilerinin habitatı çöllerdir.
Ekosistem ise belirli bir bölgede yaşayan tüm canlıları ve bu canlıların yaşadıkları çevre ile aralarındaki ilişkinin tamamını ifade eder. Ekosistem içinde canlı (biyotik) ve cansız (abiyotik) faktörleri birlikte bulundurur ve bir ekosistem pek çok habitatı içinde barındırır.
Ekosistemleri genel olarak karasal ekosistemler ve su ekosistemleri olarak ikiye ayırmak mümkündür.
Karasal Ekosistemler
Karasal ekosistemler tropikal yağmur ormanlarından kutuplara kadar iklim ve bitki örtüsü bakımından çok fazla çeşitliliğe sahiptir ve kendi içinde ormanlar, çöller, tundralar gibi farklı kategorilere ayrılır. Bu ekosistemler içlerinde birçok canlıyı barındırırlar ve biyolojik çeşitlilik açısından önemlidirler.

1. Orman ekosistemleri
Ormanlar dünyanın kara yüzeyinin yaklaşık üçte birini kaplar ve dünyanın birçok bölgesinde bulunabilir. Farklı orman türleri vardır: ılıman, tropikal, iğne yapraklı ve boreal ormanları. Her birinin farklı iklim özellikleri ve yaban hayatı popülasyonları vardır.
Örneğin yağmur ormanları ekosistemi dünya yüzeyinin %14’ünü kaplayan sıcak habitatlardır. Bunlar sıcak ve nemli habitatlardır. Dünya hayvanlarının yarısından fazlası yağmur ormanı ekosisteminde (biyomunda) yaşar. Türkiye’nin Karadeniz ormanlarında da boz ayı, vaşak ve karaca gibi türler yaşar.

2.Çöl Ekosistemleri
Çöl Ekosistemleri, düşük nem oranına ve kuru iklime sahip karasal alanlardır. Çöller, gezegenimizdeki en kurak yerlerdir. Çöl bitkileri ve hayvanları, susuz hayatta kalma yeteneğini geliştirmiştir. Deve, çöl tilkisi, kanguru faresi, yılan gibi sürüngen hayvanlar ve akrepler çölde sıkça karşılaşılan hayvanlara örnektir. Ülkemizde klasik anlamda çöl diyebileceğimiz bir yer yoktur ama Konya Ovası’ndaki yarı kurak alanlarda sürüngen türlerine (kertenkele, engerek yılanı) rastlanır.
3.Çayır ekosistemleri
Çayır veya savana ekosistemleri, otların ve odunsu olmayan bitkilerin yetiştiği yerlerdir. Dünya’nın dörtte biri çayırlarla kaplıdır. Yağış miktarı azdır ve çöle benzerler ancak çöllerden daha çok yağış alırlar. Bitki örtüsü genellikle fazla suya ihtiyaç duymayan otlardan oluşur. Çayır ve savanalar çok çeşitli hayvan türlerine ev sahipliği yapar. Bizon, antilop, zebra gibi büyük otçul hayvanlar, aslan, çita, sırtlan gibi yırtıcı hayvanlar ve çayır köpekleri, tarla fareleri sıkça görülen türlerdendir. Doğu Anadolu’daki yüksek çayırlarda da yaban keçileriyle ve kurtlarla sıkça karşılaşılır.
4.Tundra ekosistemleri
Tundra, soğuk bir yaşam alanıdır. Düşük sıcaklıklar, bodur bitki örtüsü, uzun kışlar, kısa büyüme mevsimleri ile karakterize edilir. Aşırı bir iklim olmasına rağmen, çeşitli hayvanlara ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Örneğin, Alaska’daki Arktik Ulusal Yaban Hayatı Koruma Alanı, balinalardan kutup ayılarına ve dayanıklı kemirgenlere kadar 45 türe ev sahipliği yapmaktadır. Arktik tundra Kuzey Kutbu yakınlarında bulunur ve güneye doğru iğne yapraklı ormanların yetiştiği noktaya kadar uzanır. Alp tundrası ise dünyanın dört bir yanındaki dağlarda, ağaç sınırının üzerindeki rakımlarda bulunur. Türkiye’de tundra yoktur ancak Kaçkar Dağları’nın yüksek rakımlarında alp bitkileri ve dağ keçileri bulunur.
5.Kutup ekosistemleri
Kutup bölgeleri, Dünya’nın iki kutbunda bulunan buz çölleridir. Bu bölgeler doğası gereği son derece soğuktur. Güney Kutbu neredeyse tamamen buz tabakasıyla kaplıdır; bu nedenle Güney Kutup Bölgesi’nin ekstrem soğuğunda sadece çalılar, yosunlar ve algler yetişebilir.Bu bölgede penguenler, kuşlar ve deniz memelileri yaşar. Kuzey Kutup Bölgesi’nde ise kutup ayılarından tilkilere, balinalardan kuşlara kadar 75 hayvan türü görülür. Bu iki kutup bölgesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için Kuzey Kutbu ve Güney Kutbu hakkında hazırladığımız dev rehbere göz atmayı unutmayın!
Su Ekosistemleri
Habitat ve ekosistemden bahsederken su ekosistemlerine ayrı bir önem vermek gerekir. Su ekosistemleri pek çok hayvan ve bitki türüne yiyecek ve barınak sağlar. Bu ekosistemler sadece balıkların değil amfibiler, sürüngenler, kuşlar, omurgasızlar ve memeli hayvanların da yaşam ve beslenme alanıdır.
Dünya yüzeyinin yaklaşık olarak %71’ini oluşturan su ekosistemlerini 2 ana kategoriye ayırabiliriz: tatlı su ekosistemleri ve okyanus (tuzlu) su ekosistemleri.

1.Okyanus Ekosistemleri
Okyanus ekosistemleri dünyada bulunan en büyük yaşam alanlarıdır bu sebeple habitat ve ekosistem açısından büyük bir öneme sahiptirler. Gezegenimizin %69-70’ini kaplarlar. Okyanus yaşam alanları, tuzlu su kütlelerinin bulunduğu alanlardır. Okyanus ekosistemlerindeki organizmaların %95’i denizanası ve karides gibi omurgasız canlılardan oluşur. Ayrıca köpekbalıkları da okyanusların en bilinen sakinleridir. Her ne kadar ülkemizin okyanusa kıyısı olmasa da Akdeniz’de caretta caretta deniz kaplumbağaları ve orfoz gibi türler yaşar.
2.Tatlı Su Ekosistemleri
Tatlı su ekosistemleri dünyadaki toplam su kütlesinin yalnızca %2’sini oluşturmaktadır. Nehirler, göller, göletler, akarsular tatlı su yaşam alanlarıdır. Bu yaşam alanlarında balıklar, salyangozlar, solucanlar, kaplumbağalar, kurbağalar, bataklık kuşları, yumuşakçalar, timsahlar, kunduzlar, su samurları, yılanlar ve birçok böcek türü yaşar. Adana’nın Seyhan Nehri’nde sazan, yayın balığı ve su kuşları gözlemlenebilir.
Habitat ve Ekosistem: Adaptasyon
Adaptasyon bir canlının çevresindeki değişikliklere yanıt olarak bu koşullara uygun olacak şekilde geçirdiği değişimleri ifade eden süreçtir. Canlıların habitat ve ekosistem koşullarına uyum sağlaması adaptasyon sürecini belirler. Adaptasyon türüne göre birkaç on yılda ortaya çıkabileceği gibi binlerce yılda ortaya çıkan adaptasyonlar da vardır. Adaptasyon ile meydana gelen değişiklikler farklı şekillerde görünebilir. Adaptasyon kendisini canlıların vücutlarında fiziksel değişiklik, davranışsal değişiklik veya metabolizma ya da fizyolojilerinde bir değişim olarak gösterebilir.

Zürafaların boyunlarının uzun olması uzun ağaçlardaki yapraklara ulaşmak için zaman içinde geçirdikleri fiziksel adaptasyonun tipik bir örneğidir.
Zorlu kış koşullarında hayatta kalmaya çalışmak yerine daha ılıman, suyun ve yiyeceğin daha bol olduğu bölgelere göç eden kuşlar davranışsal bir adaptasyon örneği sergilerler.
Soğuk bölgelerde yaşayan hayvanların derilerinin altında onları sıcak tutmak için kalın bir yağ tabakasının bulunması da fizyolojide meydana gelen bir adaptasyon örneğidir.
Habitat Tahribatı
Habitat ve ekosistem tahribatı, doğanın içinde yaşayan canlıların yaşamını destekleyemeyecek ölçüde bozulması anlamına gelir. Habitat tahribatı türlerin neslinin tükenmesine sebep olacak kadar ciddi bir sorundur.
Yaşadığımız yüzyılda ortaya çıkan habitat ve ekosistem tahribatının birincil nedeni gelişen toplumlar ve hızla artan nüfustur. Her geçen gün artan nüfusu beslemek için ormanlık alanlar tarım alanlarına dönüştürülüyor. Ormansızlaştırma, sulak alanların kurutulması ve madencilik gibi faaliyetler ekosistemleri doğrudan etkiliyor. İzmir’deki Gediz Deltası, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biridir. Özellikle flamingolar için kritik bir üreme ve beslenme alanı olan bu habitat, yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapar. Ancak kentleşme ve kirlilik baskısı, deltadaki ekosistemin geleceğini tehdit etmektedir.
Habitat tahribatı sadece o bölgede yaşayan hayvan, bitki ve diğer organizmaların yaşamını tehlikeye atmakla kalmıyor aynı zamanda insan sağlığını da tehlikeye atıyor. Yaşam alanları gittikçe daralan hayvanlar insan yerleşimlerine daha yakın yaşamaya başlıyorlar ve bu da vahşi hayvanların taşıdığı hastalıkların insanlara bulaşma riskini artırıyor.
Kaynakça
https://www.geeksforgeeks.org/biology/what-is-habitat
https://www.geeksforgeeks.org/biology/adaptation-and-habitats
https://www.ebsco.com/research-starters/environmental-sciences/aquatic-ecosystem
https://www.ebsco.com/research-starters/forestry/terrestrial-ecosystems
